Ekrem İmamoğlu'ndan Meydan Okuma! En iyi CHP'li benim ben

Ekrem İmamoğlu'ndan Meydan Okuma! En iyi CHP'li benim ben

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Sekreter atamasının ardından hakkında yapılan eleştirilere 'En iyi CHP'li benim' diye yanıt verdi.

 Cumhuriyet'ten İpek Özbey, İmamoğlu’yla buluştu, tüm bu iddiaları sordu. Yarın itirazını yapacağı ve gerçekleri anlatmak için liderler turu başlatacağı “Kanal İstanbul”u da konuştu.

- Can Akın Çağlar’ı genel sekreter olarak atamanızla ciddi bir tartışma başladı. CHP lideri Kılıçdaroğlu size destek verirken bir yandan da partinizde epey tartışıldığı gözleniyor. Çok tepki aldınız mı?

Partinin içinden çok yüksek sayıda değil, ama kulağıma gelen ve bir-iki yönetici arkadaşımın uyarıları şeklinde aramalar oldu. Bunlar aslında Can Akın Bey ile görüşmelerimizin başından bu yana tespit ettiğimiz konulardı.

- Yani gelecek tepkileri tahmin ediyordunuz...

Tabii. Konuları, dedikoduları, Aykut Erdoğdu Bey’in açıkladığı gazete kupürünü biliyoruz. Dolayısıyla Can Akın Bey ile ilgili bu süreçteki soru işaretlerini zihnimizde gidermeseydik, bizim için de değerler üzerinden soru işareti olacak birtakım hususlar elde etseydik, görüşmemiz bu seviyeye gelmezdi zaten.

Bütün soru işaretlerini giderdiğimiz bir arkadaşımız. Zira zaten Aykut Bey’in de gayet güzel bir açıklaması oldu. Ben benzer şeyleri zaten Can Bey’den dinlemiştim. Tüm bunlara rağmen, partili dostlarımın eleştirilerini saygıyla karşılıyorum. Partimizde böyle bir refleks de var. Yani kim olursa olsun, bir partiliyi de atasanız bazen bundan daha yüksek şiddette eleştiriler duyarsınız. Bu eleştirel bakışı yadırgamamayı hem öğrendim, hem doğru buluyorum. O eleştiri sizi aynı zamanda daha derinlemesine sorgulamaya itiyor. Şu anda inandığımız, güvendiğimiz, bize ve sürece kendisini adadığını hissettiğimiz bir yol arkadaşıyla yolumuzu birleştirdik.

- Tartışma götürmeyecek bir ismi atamanız mümkün değil miydi?

Bence öyle biri yok, herkes tartışılıyor. Kaldı ki böyle bir süreci bir kişiyle konuşmadık. Birçok arkadaşımızla konuştuk. Bazen koşullar oluşmadı, bazen bizim davet ettiğimiz insanlar şu anda uygun olmadığını dile getirdi. Yollarımızın kesişmediği insanlar oldu. Bunların içinde partili diye bildiklerimiz de var, farklı insanlar da var. Günün sonunda doğru bildiğim bir husustan, sırf partili dostlarım eleştirecek diye vazgeçecek bir insan değilim. Hayatımda hiç öyle davranmadım.

- Can Akın Çağlar vakasına farklı siyasi anlamlar da yüklendi; bir Abdullah Gül projesi olduğu iddia edildi. Çağlar’ın atanmasında Gül’ün rolü var mı?

Biz Can Bey ile hiçbir siyasi kimliğin yönlendirmesiyle buluşmadık. Tamamen profesyonelce buluştuk.

- Nasıl bir yol izlediniz?

Doğru bir yönetici adayını oluşturma konusunda önce “Kim” değil, “Nasıl biri olmalı” sorusunu soruyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nin önümüzdeki süreçte en yoğun ihtiyaç duyduğu kabiliyet ne olmalı? Birinci sıra elbette finans ve ekonomi. Büyük bir organizasyonu yönetmiş bir kimlik olmalı dedik. Çok yetenekli insanlar olabilir, ama gerçekten büyükşehir büyük bir organizasyon.. Bu işin profesyonel metotları var, danışman kuruluşlardan gelen teklifler arasında çok önemsediğimiz bir kimlik olarak önümüze geldi. Arkadaşlarım görüşmeleri sürdürdüler, ben belli bir süre sonra katıldım. 40-45 günlük bir süreçti bu.

- Bu kararı almadan genel merkezle paylaştınız mı?

Bir miktar öncesinde sormam gereken bazı insanlara sordum veya sordurttum. Aykut Bey ile olduğu gibi... Tabii ki karar verdikten sonra da bazı yöneticilere bunu bildirdim.

Röportajın Tamamı Cumhuriyet gazetesinde

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.